Ludwig van Beethoven'ın beş viyolonsel sonatı, çalgının oda müziğindeki konumunu değiştiren eserlerdir.
Beethoven'dan önce viyolonsel, piyanolu eserlerde çoğunlukla bas hattını destekleyen bir rol taşıyordu. Bu sonatlarda iki çalgı eşit ortaklar haline gelir; tema bir çalgıdan diğerine geçer ve eşlik rolü sürekli el değiştirir.
Beş sonat üç ayrı döneme dağılır. İlk iki sonat erken dönem enerjisini taşır. Üçüncü sonat, orta dönemin en çok çalınan viyolonsel eseridir ve dengeli yazısıyla öne çıkar. Son iki sonat geç dönemin yoğun ve içe dönük diline aittir; fügle biten bölüm bu dilin örneğidir.
İcra açısından birinci mesele denge kurmadır. Piyano modern konser kuyruklu piyanosu olduğunda, Beethoven'ın öngördüğü denge kendiliğinden oluşmaz; kapak açıklığı ve dokunuş birlikte ayarlanır.
İkinci mesele partner dinlemedir. Temanın kimde olduğu sürekli değiştiği için, icracı her an rolünü bilmelidir.
Derslerimizde belirli bir yeterliliğe ulaşan öğrenciler eğitmenler eşliğinde oda müziği ve orkestra çalışmalarına katılır.