Çağdaş repertuvarda viyolonselin elektronik işlemeyle birlikte kullanıldığı eserler giderek artmaktadır.
Birinci biçim sabit ses eşliğidir: icracı önceden hazırlanmış bir kayıtla birlikte çalar. Temel güçlük zamanlamadır — kayıt esnemez, icracı ona uyar. Bu, metronoma tam bağlılık gerektirir ve serbest tempo tercihine yer bırakmaz.
İkinci biçim canlı işlemedir. Viyolonselin sesi alınır, gerçek zamanlı işlenir ve hoparlörden yayılır. Yankı, gecikme, perde kaydırma ve granüler işleme yaygın araçlardır. Burada icracı hem çalgıyı hem işlemenin sonucunu dinlemek zorundadır.
Üçüncü biçim döngü cihazıdır: kısa bir figür kaydedilir ve üzerine katmanlar eklenir. Ritmik kesinlik belirleyicidir; ilk katmanın tempo hatası tüm yapıya yayılır.
Pratik meseleler de vardır. Algılayıcı seçimi tınıyı belirler; piezo daha kararlı, mikrofon daha doğaldır. Geri besleme riski sahne düzenini kısıtlar. Monitör dengesi, icracının kendi sesini duymasını sağlamalıdır.
Elektronik teknik eksiği kapatmaz; kötü bir ton işlendiğinde yalnızca işlenmiş kötü bir ton olur.
Derslerimizde bu alan, talep eden ileri seviye kursiyerlerle uygulamalı olarak çalışılır.