Antonín Dvořák'ın si minör viyolonsel konçertosu, çalgının konçerto repertuvarındaki en çok çalınan eseridir.
Eserin bir tarihsel arka planı vardır: Dvořák uzun süre viyolonselin solo konçerto çalgısı olarak yeterince güçlü olmadığını düşünmüş, bu görüşünü ancak Amerika yıllarında dinlediği bir konçerto sonrası değiştirmiştir.
Yazının birinci özelliği orkestrasyon dengesidir. Viyolonsel, orkestranın orta bölgesiyle aynı ses alanında çalışır ve rahatlıkla örtülür. Dvořák bu sorunu solo bölümlerde orkestrayı inceltmek ve soloyu genellikle tiz register'da tutmakla çözer.
İkinci özellik melodik cömertliktir. Eser boyunca birbirinden ayrı ve akılda kalıcı çok sayıda tema geçer; bunların her biri kendi karakterini ister.
Üçüncü özellik teknik taleptir. Geniş pozisyon sıçramaları, çift ses pasajları ve uzun soluklu kantilen bölümler bir arada bulunur.
Kursiyer için bu eser ileri seviye bir hedeftir; ancak yavaş bölümünün bazı sayfaları, ton ve cümleleme çalışması olarak daha erken ele alınabilir.
Derslerimizde konçerto repertuvarı, kursiyerin teknik ve müzikal hazırlığı birlikte değerlendirilerek planlanır.