Türkiye'de viyolonsel eğitimi, Batı müziği kurumlarının kuruluşuyla birlikte biçimlenmiştir.
Birinci dönem kuruluş dönemidir. Ankara ve İstanbul'daki konservatuvarların açılması, çalgının sistemli olarak öğretilmeye başlandığı zemini kurmuştur. Bu dönemde yurt dışından gelen eğitmenler belirleyici rol oynamıştır.
İkinci dönem kurumsallaşmadır. Devlet senfoni orkestralarının kurulması, mezunlar için istihdam alanı ve düzenli icra ortamı yaratmıştır.
Üçüncü dönem yaygınlaşmadır. Güzel sanatlar liseleri ve üniversitelerin müzik bölümleri, eğitimi konservatuvar dışına taşımıştır.
Dördüncü dönem bugünkü tablodur: özel müzik kurumları, erken yaş programları ve uluslararası eğitim imkânları bir arada bulunur.
Repertuvar açısından Türk bestecilerin viyolonsel eserleri de bu hat boyunca birikmiştir; oda müziği ve solo eserler düzenli olarak icra edilmektedir.
Kursiyer için pratik sonuç, yerli repertuvarı programın bir parçası olarak görmektir; bu eserler hem teknik hem üslup açısından değerli çalışma malzemesidir.
Derslerimizde Türk bestecilerin eserleri repertuvar planının düzenli bir başlığıdır.